Türkiye 200 Milyar Dolar Hacimle MENA Bölgesinin Kripto Lideri Oldu!

Chainalysis’in yayımladığı yeni verilere göre, Türkiye yıllık yaklaşık 200 milyar dolarlık işlem hacmi kaydederek Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinin en büyük kripto para piyasası konumuna yükseldi.
Ülkenin bu hacmi, bölgedeki tüm diğer ülkeleri geride bıraktı; hatta listenin ikinci sırasında yer alan ve 53 milyar dolarlık hacme sahip olan Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) yaklaşık dört katına ulaştı.

Ancak analistler, bu büyük hacme rağmen, Türkiye’deki kripto faaliyetlerinin büyük bir kısmının sürdürülebilir benimsemeden ziyade spekülatif alım satım odaklı olduğu uyarısında bulunuyor.
Bireyselden Kurumsala: Türkiye’nin Kripto Sektöründeki Evrimi
Chainalysis’in 2025 Kripto Benimseme Raporu, Türkiye’nin MENA bölgesi üzerindeki artan etkisini gözler önüne seriyor. Bölgenin toplam kripto işlem hacimleri, 2024 Aralık ayında 60 milyar doları aşmış, 2025’te ise hafif bir düşüş yaşamıştı.

Bölgenin yıllık bazdaki %33’lük büyümesi, Asya-Pasifik (%69) ve Latin Amerika (%63) gibi gelişmekte olan pazarların gerisinde kalsa da, rapor net bir eğilime işaret ediyor: Kripto para, ekonomik istikrarsızlık ve siyasi belirsizliğe rağmen MENA’da gelişmeye devam ediyor.
Türkiye vakası ise özellikle dikkat çekici. Ülke, yüksek enflasyon ve devam eden TL devalüasyonu ile mücadele etmesine rağmen, 2021 başından 2025 yılının ortasına kadar 878 milyar doları aşan brüt kripto para girişi kaydetti.

Chainalysis, kriptonun, liradaki değer kaybının neden olduğu finansal istikrarsızlıktan kaçmaya veya servetlerini korumaya çalışan pek çok Türk vatandaşı için bir finansal sığınak haline geldiğini belirtiyor. Ancak raporda, bireysel yatırımcı katılımı azalırken kurumsal faaliyetlerin güçlü kalmaya devam etmesinin, piyasanın giderek spekülatif bir yapıya büründüğünü gösterdiği konusunda da uyarı yapılıyor.
Türkiye’deki kripto faaliyetleri, ekonomik çalkantılara rağmen istikrarlı bir ivme yakalamış durumda. Bu durum, kriptonun hem servet koruma hem de spekülatif ticaret için kilit bir çıkış noktası haline geldiğini gösteriyor.
Ancak raporda, katılım kalıplarında bir değişim olduğu not ediliyor. Bireysel işlem faaliyetlerinde keskin bir yavaşlama görülürken, küçük ve büyük ölçekli perakende işlemler sırasıyla %1.6 ve %2.3 oranında daraldı.

Profesyonel yatırımcıların büyüme oranı da yıllık bazda %40’ın üzerinde seyrederken, yalnızca %4’e geriledi. Buna karşın, kurumsal alım satım faaliyetleri daha dirençli kalmaya devam etti; bu da büyük oyuncuların enflasyona karşı korunma ve dijital varlıklara erişim arayışında olduğunu gösteriyor.
Chainalysis, bu değişimi; küçük yatırımcılar arasında alım gücü sorunlarına, sıkılaşan düzenlemelere ve süregelen volatilite sonrası azalan güvene bağlıyor.
Sıkı KYC ve Transfer Limitleri Bireysel Kripto Aktivitesini Düşürüyor
Analistler, bireysel katılımın düşüşünü, ekonomik zorluklara ve getirilen sıkı düzenlemelere bağlıyor.
Türkiye, 2024 ve 2025 yıllarında küresel kara para aklamayı önleme (AML) ve FATF standartlarına uyum sağlamak amacıyla kripto para düzenlemelerini sıkılaştırdı. Analistler, bu adımın bireysel katılımın azalmasına katkıda bulunduğunu belirtiyor.
Yeni düzenleyici çerçeve, kripto platformları için daha katı KYC (Müşterini Tanı) kuralları, çekim limitleri ve raporlama gereklilikleri getirdi. 15.000 Türk Lirası’nın üzerindeki işlemlerin, tanımlayıcı detayları ve 20 karakterlik bir işlem notunu içermesi zorunlu hale getirildi.
Gönderen ve alıcının tam bilgileri olmayan çekimler ise 48 saate kadar gecikme yaşarken, yeni kullanıcılar için 72 saatlik bir bekletme süresi uygulanıyor.
Stablecoin transferleri günlük $3.000 ve aylık $50.000 ile sınırlandırdı; daha yüksek limitler ise yalnızca Seyahat Kuralı’na (Travel Rule) tamamen uyan sağlayıcılar için geçerli olacak.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kurallara uymayan firmaların para cezaları, lisans iptalleri ve tamamen yasaklanma riskiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), şüpheli faaliyetlerle bağlantılı hesapları dondurma konusunda yeni yetkilere sahip oldu.
Mart 2025’te Türkiye, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılan değişikliklerle denetim alanını daha da genişletti; tüm kripto borsaları, saklayıcıları (custodian) ve cüzdan sağlayıcıları Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) çatısı altına alındı.
Yayımlanan III-35/B.1 ve III-35/B.2 sayılı iki tebliğ, platformların anonim şirket olarak faaliyet göstermesini, borsalar için 4.1 milyon dolar, saklayıcılar için ise 13.7 milyon dolar minimum sermaye rezervi tutmasını ve rezerv kanıtı (proof-of-reserve) denetimlerinden geçmesini zorunlu kılıyor.
Reformlar ayrıca yönetim ve şeffaflık standartlarını belirledi; çıkar çatışmalarını yasakladı ve anlaşmazlık çözüm sistemleri, açık risk bildirimleri ve müşteri fonlarının ayrılması gibi kullanıcı koruma mekanizmalarını zorunlu kıldı.
Bireysel faaliyetlerdeki düşüşe yol açabilecek bir diğer neden ise büyük oyuncuların ülkeden çekilmesi olabilir.
Örneğin, kripto borsası Coinbase, Türkiye kripto pazarına girmek için yaptığı ön başvurusunu geri çekti. Rakip borsa Binance de yerel düzenlemelere uymak amacıyla Türkiye’deki bireysel referans programını sonlandıracağını duyurdu.
Daha Zorlu Düzenlemelere Rağmen Kripto, Türkiye’de Büyümeye Devam Ediyor
Daha ağır düzenleyici ortama rağmen Türkiye, Chainalysis’in 2025 Küresel Kripto Benimseme Endeksi’nde 14. sırada yer alarak küresel olarak en aktif kripto pazarlarından biri olmaya devam ediyor.
Hükümet, kamu gelirlerini artırmak amacıyla %0.03’lük küçük bir işlem vergisi fikrini gündeme getirse de, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, kripto varlıklar üzerindeki kârların henüz vergilendirilmediğini belirtmişti.
Bu arada Chainalysis’in alım satım davranışlarına yönelik analizi, Türkiye piyasasındaki faaliyetlerin büyük bir kısmının spekülatif altcoin ticaretine kaydığını gösteriyor.

CCData’dan alınan veriler, altcoin hacimlerinin 2024 sonlarında yaklaşık 50 milyon dolardan, 2025 ortalarına gelindiğinde 240 milyon doların üzerine çıktığını ve en çok işlem gören varlık sınıfı olarak stablecoin’leri geride bıraktığını ortaya koyuyor.
Analistler, bu durumu, ekonomik zorluklar ve sıkılaşan düzenlemeler ortamında daha yüksek getiri arayan yatırımcılar arasında artan risk alma eğiliminin bir işareti olarak görüyor.
Bölge genelindeki diğer MENA pazarları ise zıt eğilimler sergiliyor. BAE’nin kripto sektörü, düzenlenmiş bir çerçevede istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ederken; İsrail’deki hacimler, vatandaşların finansal sığınak olarak kriptoya yönelmesiyle Ekim 2023 saldırılarından sonra artış gösterdi.
Öte yandan İran ise yaptırımlara rağmen, küresel borsalardan büyük ölçüde kopuk, kendi içine kapalı bir ekosistemde istikrarlı büyümesini sürdürüyor.
En İyi Bitcoin ve Kripto Cüzdanı