ABD Ulusal Borcu 38 Trilyon Dolara Yaklaştı – Altın ve Bitcoin Rekor Kırıyor!

ABD’nin ulusal borcu 2 Ekim 2025 itibarıyla 37,88 trilyon dolara ulaştı. Kongre Üyesi David Schweikert’in Daily Debt Monitor verilerine göre borç, son bir yılda saniyede 69.891 dolar (yaklaşık günde 6 milyar dolar) artış göstermeye devam ediyor.
Ekim 2024’ten bu yana borç 2,2 trilyon dolar yükselerek, hane başına 283.098 dolara denk geliyor. Toplam menkul borçların ortalama faiz oranı %3,415 seviyesinde bulunuyor. Bu oranla, ABD hükümeti son 12 ayda emeklilik ve güven fonlarına 241,26 milyar dolar faiz ödemesi yaptı.

Bu borç artışı, alternatif varlıklardaki büyük fiyat hareketleriyle aynı döneme denk geldi. Bitcoin 5 Ekim’de ilk kez 125.000 doların üzerine çıkarken, altın 7 Ekim’de ons başına 3.924,39 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.
ABD doları, 1973’ten bu yana en kötü performansını sergiliyor. Yıl başından bu yana %10’dan fazla değer kaybeden dolar, 2000 yılından bu yana alım gücünün %40’ını yitirdi.

Bloomberg analistleri, bu eğilimi “değer kaybı ticareti (debasement trade)” olarak tanımlıyor; yatırımcılar büyük para birimlerinden çıkarak Bitcoin, altın ve gümüş gibi güvenli limanlara yöneliyor.
Son üç yıldaki ortalama günlük borç artış hızının devam etmesi halinde, ABD’nin toplam borcu 9 Aralık 2025 civarında 38 trilyon dolara ulaşacak. Bu da, her trilyon dolarlık artışın yaklaşık 169 günde gerçekleştiği anlamına geliyor.
Kongre Bütçe Ofisi (CBO), net faiz giderlerinin toplam harcamalar içindeki payının 2025 mali yılında %13,55’e, 2027’de ise %14,11’e çıkacağını öngörüyor.
Ayrıca 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla kamuya açık menkul borcun %31’inin önümüzdeki 12 ay içinde vadesinin dolması bekleniyor; bu durum, yenileme riskini (rollover risk) ciddi biçimde artırıyor.
Dolar Zayıflığı, Piyasalar Arasında Eşi Görülmemiş Korelasyonu Tetikledi – Güvenli Limanlar ve Hisseler Aynı Anda Yükseliyor
Altın ile S&P 500 endeksi arasındaki korelasyon katsayısı, 2024 yılında rekor seviye olan 0,91’e ulaştı. The Kobeissi Letter’ın analizine göre bu oran, geleneksel olarak “güvenli liman” kabul edilen altının, riskli varlıklarla zamanın %91’inde aynı yönde hareket ettiğini gösteriyor.
S&P 500 endeksi son altı ayda %40 yükselerek piyasa değerine 16 trilyon dolar ekledi. Nasdaq 100 endeksi ise 1986’dan bu yana yalnızca yedinci kez olmak üzere altı ay üst üste değer kazandı.
JPMorgan analistleri, aralarında Meera Chandan’ın da bulunduğu bir notta, “Washington’daki siyasi tıkanıklıkla birlikte doların alternatif rezerv varlıklar karşısında değer kaybetmesiyle” tanımlanan tanıdık bir döngünün yeniden ortaya çıktığını belirtti.
Değerli metallerin bu geniş tabanlı yükselişinin, küresel finans krizinin ardından ve parasal genişleme dönemlerinde yaşanan hareketlerle benzerlik taşıdığı vurgulandı.

Altın, 2025’te yıl başından bu yana %47 artış gösterdi. Bu yükselişte Çin ve Hindistan’ın öncülük ettiği 1.000 tonun üzerindeki merkez bankası alımları ve Fed’in faiz indirimleriyle zayıflayan dolar etkili oldu.
The Kobeissi Letter’a göre, güvenli limanlar, riskli varlıklar, emlak piyasası ve enflasyon göstergelerinin aynı anda yükselmesi, piyasaların yeni bir para politikası dönemini fiyatlamaya başladığına işaret ediyor.
ABD Merkez Bankası (Fed), 2020’den bu yana yıllıklandırılmış enflasyonu %4,0 seviyesine, çekirdek PCE enflasyonunu ise %2,9’a düşürürken, piyasa bazlı 5 ila 10 yıllık enflasyon beklentileri merkez bankasının kontrolünün ötesinde yükselmeye devam ediyor.
Altın, gümüş ve Bitcoin, artık küresel ölçekte en büyük 10 varlık arasında yer alıyor. Altının değeri 26,3 trilyon dolar, gümüşün 2,7 trilyon dolar (yıl başından bu yana %60’ın üzerinde artışla), Bitcoin’in piyasa değeri ise 2,5 trilyon dolar seviyesine ulaştı.
ABD, Japonya ve Avrupa’daki siyasi gelişmeler de bu hareketleri destekliyor. Japonya’da teşvik yanlısı siyasetçi Sanae Takaichi’nin zaferi, yeni mali destek beklentilerini artırırken, yen dolar karşısında %1,6 değer kaybetti. Aynı dönemde Fransa’daki siyasi belirsizlik nedeniyle euro da zayıfladı.

Bu arada, 1 Ekim’de başlayan ABD hükümet kapanması, partiler arasındaki bütçe anlaşmazlıkları nedeniyle 800.000 federal çalışanın ücretli izne çıkarılmasına, 700.000 çalışanın ise maaşsız çalışmaya devam etmesine yol açtı.
Kapanma, istihdam verileri ve enflasyon raporları gibi kritik ekonomik göstergelerin açıklanmasını da geciktiriyor. Bu durum piyasadaki belirsizliği artırarak güvenli liman varlıklarına olan talebi daha da güçlendiriyor.
Bitcoin 2020’den Bu Yana S&P 500’ü %88 Geride Bıraktı

Bitcoin, geleneksel hisse senedi endekslerini açık ara geride bırakarak 2020’den bu yana %1.373’lük getiri sağladı.
OfficialData.Org verilerine göre 2020 başında 100 dolarlık Bitcoin yatırımı, Temmuz 2025 itibarıyla 1.473,87 dolara yükselirken, aynı dönemde S&P 500 endeksinde yapılan 100 dolarlık yatırım yalnızca 209,85 dolara çıktı.
Lider kripto para, 125.000 doları aşmasının ardından yıl başından bu yana %32 değer kazandı. Buna karşılık, S&P 500 endeksi %14,43 artarak 6.715,79 puana ulaştı.
Ethereum da 4.600 doların üzerine çıkarak ralliye katıldı. Böylece toplam kripto para piyasa değeri 4,35 trilyon dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Son 12 yılda ekim aylarında ortalama %20’lik yükseliş görülmesi, bu ivmenin tarihsel olarak da desteklendiğini gösteriyor.
Yatırımcılar, kalıcı enflasyon ve doların değer kaybı endişeleriyle varlıklarını korumanın yeni yollarını ararken, kripto para benimsenmesi rekor hızda artıyor.
Ancak The Kobeissi Letter, tüm varlık sınıflarına yaşanan bu yoğun akının ABD’deki servet eşitsizliğini daha da derinleştireceği uyarısında bulundu. Ülkenin en alt gelir dilimindeki %50’lik kesim, artık toplam servetin yalnızca %2,5’ine sahip durumda.
Raporda ayrıca, Kasım 2022’de ChatGPT’nin piyasaya sürülmesinden bu yana iş ilanlarında keskin bir düşüş yaşanırken, hisse senetlerinin rekor seviyelere yükselmesinin, varlık sahiplerinin orantısız şekilde kazanç sağladığı yeni bir ekonomik döneme işaret ettiği vurgulandı.

Teknik Göstergeler Büyük Düzeltme Öncesi “Blow-Off Top” Uyarısı Veriyor
Grafik analizleri, Bitcoin’in 109.360 dolar civarındaki son zirvesini “gerçek döngü zirvesi” olarak işaretliyor. Mevcut 125.000 dolarlık tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) ise, 140.000–155.000 dolar aralığındaki hedef bölgeye doğru uzanabilecek nihai “blow-off” (aşırı yükseliş) evresinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Analize göre, bu yükseliş senaryosunun geçersiz sayılacağı kritik seviye 106.000 dolar olarak belirlenmiş durumda. Bu seviyenin altına inilmesi, mevcut yükseliş tezinin geçerliliğini yitirebileceği anlamına geliyor.
Zaman çizelgesi, nihai zirvenin yakın dönemde gerçekleşebileceğini, ardından ise sert bir düzeltmenin gelebileceğini gösteriyor.
Bitcoin’in, yıl sonuna kadar %15 ila %25’lik son bir yükselişle 140.000–155.000 dolar bandına ulaşması, ardından ise önemli bir geri çekilme yaşaması bekleniyor.
Ancak 106.000 doların altına bir kırılma, bu “blow-off” senaryosunu geçersiz kılabilir ve büyük bir düşüş trendinin başlangıcına işaret edebilir.
En İyi Bitcoin ve Kripto Cüzdanı